Gelişmenin Özeti
Ekonomi Tekstil ve hazır giyimde ‘iyileşme’ takvimi bir çeyrek kaydı: 100 bin kişi daha işini kaybetme riski altında İkinci yarıda tekstil ve hazır giyim sektöründe beklenen toparlanma umudu, son çeyreğe kaldı. Savaşın tetiklediği enerji fiyatlarındaki artış, enflasyon üzerinde baskı oluştururken, sanayicinin “ucuz finansman” hayali de rafa kalktı.
Sektör paydaşları, dengelenme sağlanmazsa kapasite ile birlikte oluşacak yeni istihdam kayıplarına dikkat çekiyor 23 Mart 2026 00:00 Whatsapp Telegram Linkedin Email Nurdoğan A. ERGÜNnurdogan.arslan@dunya.com Türkiye’nin ihracat lokomotifi tekstil ve hazır giyim sektörü, küresel jeopolitik gerilimler ve iç maliyet baskısı arasında sıkıştı.
Sektör temsilcileri, bahar aylarında beklenen toparlanmanın yerini “bekle-gör” havasına bıraktığını, iyileşme takviminin ise bir çeyrek daha ötelendiğini belirtiyor. 2025 yılını hem üretim hem ihracat hem de istihdam anlamında dramatik kayıplarla kapatan Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörü, bu yılın ikinci yarısında enflasyonun, düşeceği ve faizlerin gevşeyeceği bir senaryoya odaklanmıştı.
Ancak, savaşın tetiklediği petrol ve enerji fiyatlarındaki artış, enflasyonun üzerinde yeni bir baskı oluşturdu. Bu bozulma, Merkez Bankası’nın faiz indirim takvimini ötelemesine neden olurken, sanayicinin nefes almasını sağlayacak “ucuz finansman” hayali, rafa kalktı.
Sektör paydaşlarının ifadelerine göre, bir yılda 5 binden fazla firmanın kapandığı ve 400 binin üzerinde istihdamın kaybedildiği sektörde, 100 bin kişi daha işini kaybetme riskiyle karşı karşıya. Alım randevularının yüzde 20’si iptal edildi Sektör temsilcilerinin ifadelerine göre, ana pazar olan Avrupa’daki tüketicilerin harcama refleksleri, jeopolitik krizle birlikte anında “temel ihtiyaç” sınırına çekildi.
Her ne kadar 350- 500 adetlik siparişlerde bir hareket görülse de büyük siparişlerin askıya alındığını belirten sektör liderleri, alım gruplarının Türkiye randevularını yüzde 20’lere varan oranda iptal ettiğine dikkat çekiyor. Bu durum, haziran ayında beklenen toparlanma sinyallerinin eylül-ekim dönemine, yani yılın son çeyreğine sarkmasına neden oldu.
Diğer yandan sezonluk bir sektör olan hazır giyimde, gelecek sezon siparişleri ve koleksiyon görüşmelerinin yapıldığı “kritik iki hafta” savaşın gürültüsü arasında kaynadı.
Piyasaya Etkileri
- Merkez bankası adımları kısa vadede oynaklığı artırabilir; yön rehberi veri akışı olacaktır.
- Enflasyon beklentilerindeki güncellemeler reel getiriler ve risk iştahı üzerinde belirleyici olabilir.
- Enerji maliyetlerindeki hareketler hem kur hem de enflasyon tarafına yansıyabilir.
- Kur oynaklığı ithalatçı ve ihracatçı şirketlerin fiyatlamalarında düzeltmelere neden olabilir.
Arka Plan
İlgili açıklamalar ve veriler, içinde bulunulan dönem bağlamında piyasa fiyatlamalarına yön veriyor.
Uzman Notu
Kısa vadeli haber akışına aşırı tepki vermek yerine, trend ve risk yönetimine odaklanmak faydalı olacaktır.
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!