Petrol piyasaları, jeopolitik riskler, arz-talep dengesi ve küresel ekonomik büyüme beklentileri gibi çeşitli faktörlerin etkisi altında dalgalanmaya devam ediyor. Son dönemde, OPEC+ ülkelerinin üretim kısıtlamaları ve Rusya-Ukrayna savaşı kaynaklı tedarik zinciri sorunları, petrol fiyatlarını yukarı yönlü destekleyen temel unsurlar oldu. Ancak, yükselen enflasyon ve faiz oranları nedeniyle küresel ekonomideki yavaşlama endişeleri, talep tarafında baskı oluşturarak fiyat artışlarını sınırlıyor.
Brent petrol ve WTI ham petrol fiyatları arasındaki makas, lojistik sorunlar ve bölgesel arz-talep farklılıkları nedeniyle zaman zaman açılıp kapanabiliyor. Özellikle, ABD'deki kaya petrolü üretimindeki artış, WTI fiyatlarını baskı altında tutarken, Avrupa'daki enerji krizi Brent petrol fiyatlarını daha dirençli kılıyor. Teknik analiz açısından, her iki petrol türü için de önemli direnç seviyeleri ve destek seviyeleri yakından takip edilmeli. Örneğin, Brent petrol için 85 dolar seviyesi önemli bir direnç noktası olarak izlenirken, 80 dolar seviyesi ise potansiyel bir destek noktası olarak değerlendirilebilir.
Doğalgaz piyasaları, Avrupa'daki enerji krizi nedeniyle son aylarda rekor seviyelere ulaştı. Rusya'dan Avrupa'ya olan doğalgaz akışının azalması veya tamamen kesilmesi ihtimali, kıtada ciddi bir arz açığına yol açtı. Avrupa ülkeleri, LNG ithalatını artırarak ve alternatif enerji kaynaklarına yönelerek bu açığı kapatmaya çalışıyor. Ancak, LNG terminallerinin kapasitesi ve altyapı yetersizlikleri, doğalgaz arzında sıkıntılara neden olabiliyor.
ABD doğalgaz fiyatları (Henry Hub), Avrupa fiyatlarına göre daha istikrarlı seyrediyor. Bunun nedeni, ABD'nin kendi doğalgaz üretimi ve depolama kapasitesinin yüksek olması. Ancak, LNG ihracatındaki artış, ABD doğalgaz fiyatlarını da yukarı yönlü etkileyebiliyor. Teknik analiz açısından, Henry Hub doğalgaz fiyatları için 3 dolar seviyesi önemli bir destek noktası olarak izlenirken, 3.5 dolar seviyesi ise potansiyel bir direnç noktası olarak değerlendirilebilir.
Emtia piyasaları genel olarak, küresel ekonomik büyüme, enflasyon, faiz oranları, döviz kurları ve jeopolitik riskler gibi faktörlerden etkileniyor. Altın, gümüş, bakır, alüminyum gibi metaller, hem sanayi üretimi hem de yatırım aracı olarak talep görüyor. Tarım emtiaları (buğday, mısır, soya fasulyesi), gıda güvenliği ve iklim koşulları nedeniyle önem taşıyor. Enerji emtiaları (petrol, doğalgaz, kömür), enerji arzı ve talebi arasındaki dengeyi yansıtıyor.
Son dönemde, yüksek enflasyon ve artan faiz oranları, emtia fiyatları üzerinde baskı oluşturuyor. Enflasyondan korunma amacıyla altına olan talep artarken, faiz oranlarındaki yükseliş, emtia yatırımının cazibesini azaltabiliyor. Küresel ekonomik büyümedeki yavaşlama, sanayi metallerine olan talebi düşürürken, tarım emtialarında hava koşulları ve hasat verimliliği belirleyici oluyor.
Altın fiyatları, güvenli liman özelliği nedeniyle belirsizlik dönemlerinde yükselişe geçiyor. ABD dolarının değeri ve ABD tahvil faizleri, altın fiyatları üzerinde önemli bir etkiye sahip. Doların değer kaybetmesi ve tahvil faizlerinin düşmesi, altının cazibesini artırıyor. Teknik analiz açısından, altın fiyatları için 1900 dolar seviyesi önemli bir direnç noktası olarak izlenirken, 1850 dolar seviyesi ise potansiyel bir destek noktası olarak değerlendirilebilir.
Bakır fiyatları, küresel sanayi üretiminin önemli bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Çin'deki ekonomik büyüme ve altyapı yatırımları, bakır talebini artırıyor. Ancak, küresel resesyon endişeleri ve arz tarafındaki sorunlar, bakır fiyatlarında dalgalanmalara neden olabiliyor. Teknik analiz açısından, bakır fiyatları için 4 dolar seviyesi önemli bir destek noktası olarak izlenirken, 4.5 dolar seviyesi ise potansiyel bir direnç noktası olarak değerlendirilebilir.
Sonuç olarak, petrol, doğalgaz ve emtia piyasaları, karmaşık ve dinamik bir yapıya sahip. Yatırımcıların, bu piyasaları etkileyen faktörleri dikkatle takip etmeleri ve risk yönetimi stratejileri uygulamaları gerekiyor. Jeopolitik gelişmeler, ekonomik veriler ve teknik analiz, yatırım kararlarında önemli bir rol oynuyor. Özellikle, enflasyonla mücadele, faiz politikaları ve arz zinciri sorunları, emtia piyasalarının geleceği üzerinde belirleyici olacak.